Tag Archives: Pasta

Siz ne zaman okursunuz bilmiyorum ama bugünki Ayşe Arman yazısından..

..

İçeri biri girdi. bildiğin deli. Oturdu yanıma, "çay ısmarlasana" dedi. Ismarladım. "Adın ne?" dedim. "Ercan" dedi. "Ne iş yaparsın Ercan Abi" dedim. "Pantolon ve sandalye yapıyorum" dedi. "Nasıl yapıyorsun?"dedim. "Bakış açısıyla, atom bombasını birleştiriyorum. Pantolon ve sandalye oluyor!" dedi. "Başka bir şey yapmıyor musun, örneğin ceket ya da gömlek?" "Onun henüz yöntemini bulamadım" dedi. "Peki" dedi. "Bakış açısıyla, örneğin nötron bombasını birleştirsen olmuyor mu?" " Sen manyak mısın abi!" dedi. "Eyvallah" dedim. Sonra 15 dakika hiç konuşmadı. Sonra birden "sevmek lazım" dedi. "ama deli gibi sevmek lazım" dedi. Sadece kuşu-böceği-çiçeği değil, yaratılan herşeyi taşı-toprağı Bunun için de mangal gibi yürek lazım.  O yürek bir tek Ercan'da var. O yüzden Ercan deli.

Deli olmak lazım.. Bazen takılmamak lazım belki.. Mümkün mü? Bazen olmuyor.

Yine Merkür mü geri gidiyor?

2015'te kendime kattığım en güzel şey yoga oldu. Kendime "an'da kalma"yı öğretiyorum. Henüz başaramıyorum. Benim için çok zor bi olay.. Beynimi ruhumun yanına getirmek.. Ama başarıcam. Bu da 2016 hedefim olsun..

1 yaş pastası en yoğun yaptığım pastalardan. İlk kez bi anne benden şekersiz bi pasta istedi. Açıkcası önce tuhafıma gitti. Tarif araştırırken önemini anladım tabi, o yüzden itiraz etmedim. Sonra ekstra titizlikle tarif çalıştım. Evet vur deyince öldürme gibi bir huyum var. Size önce tarifi yazıcam, sonra Nazım bebeğin verdiği tepkiyi belgelerle anlatıcam :) Pasta yapmayı bırakabilecek bir hazin son olabilirdi benimki :)

1 YAŞ BEBEK KEKİ

Malzemeler:

  • 4-5 adet olgun muz
  • 3/4 cup doğal elma suyu
  • 1 teaspoon karbonat
  • 1 1/2 cup kepekli un
  • 3 teaspoon vanilla extract
  • 1 teaspoon tarçın
  • 1/4 teaspoon hindistan cevizi

Fark ettiyseniz şeker olmadığı gibi yumurta ve yağ da yok. Bu sebeple önce kabınızı yağlayın, aksi takdirde kekinizi kaptan çıkarırken oldukça zorlanacaksınız.

Fırınınızı 180 dereceye ayarlayın.

Muzları ezip elma suyuyla karıştırın.

Başka bir kapta un, karbonat ve tarçını eleyin, hizdistan cevizini katın. Vanilla extract ekleyin. Ezilmiş meyve karışımını ekleyip karıştırın.

20 dakika pişirin.

FROSTING

Malzemeler:

  • 1 cup krem peynir
  • 1/2 cup elma suyu
  • 2 teaspoons vanilla extract

Tüm malzemeleri karıştırıp dolapta en az 1 saat bekletin.

Temamız kuş idi. Nazım'ın pastası da bu.

IMG_3977[1]

Hedeflenen pastayı avuçlayıp yemesi idi.. Peki noldu?

Önce anlamaya çalıştı, sonra anne kremasından bi parmak Nazım'a verdi ve Nazım önce tükürmeye çalıştı, sonra dilindeki parçadan kurtulamayınca ağladı..

Neyse ki şekeri keşfetmesi uzun sürmedi. Şeker hamurunu avuçlayınca sustu.IMG_4007[1]IMG_3993[1]

Sonuç başarısız olsa da, yeni şeyler öğrenmek güzeldir.

Bu da Nazım'ın misafirleri için hazırladığım pastası..

HHGG2119[1]FZIZ8663[1]

Pastayı Nazım'a götürürken düşündüm de  ilk yaş pastaları ne kadar özel. O fotoğraflarla hep saklı kalacaklar.

E bi de adının özelliği var tabi. #adaşınısevdiğim

Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması.

Ne kötüdür en kadar yakın, bir asır kadar uzak olması.

Ve bilir misin?

Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması...

"Ben" deyip susması,

"Sen" deyip ağlamaklı kalması

                                                        Nazım Hikmet

2016'mın ilk yazısı.

Yeni yıl hepimize sağlık ve huzur getirsin.. VE bolca delilik..

Sevgiyle,

Berna

Çok uzun zamandır beklediğim telefon geldi, eğitim başlıyor, pazartesi gelin.. Ne vaktim var ne gücüm. Zaten hastalanmışım, ciğerlerimi elime aldım alıcam. Yine de gittim, sertifikaya ihtiyacım var ama zaman benim için uygun değil dicem. Eğitmenin odasına girdim, kendimi tanıtmaya çalıştım, beni hiç sallamadı, başka şeylerle ilgilendi. Ben de lafa giriverdim. Ben devam edemicem ama o sertifikaya ihtiyacım var. ( Allahım şimdi böyle bişi dediğim için nası utanıyorum ) Devam zorunluluğu var dedi, kestirip attı. Tek kelime daha edemedim, odadan çıkıp sınıfa girdim.

İyi ki öyle demiş ve ben iyi ki katılmışım o eğitime. Bi süredir Girişimcilik eğitimi alıyorum. Kafamı, gözümü yara yara eğitime gidip, insanların üzerine sinen sigara dumanı için bile dakikalarca öksürük krizlerine gire gire eğitimi tamamladım.

Bir kez de kendi çöplüğümden teşekkür edeyim kendisine. Cüneyt Örkmez tanıdığım en iyi eğitmenlerden biriydi. Ankara'da yaşıyor olmanız şart da değil, kendisi fıldır fıldır Türkiye'nin dört yanında eğitimler veriyor. Rakamlar, maliyet hesaplamaları, satın alma faaliyetleri, cirolar, iş planı.. zaten rakamların içinde biri olarak bunları biliyordum hatta çoğu tablom da hazırdı. Ama bambaşka bir vizyon katıyor kendisi insana.

Bu dönemde sipariş de almadım. Hiçbi güç bana ders çalıştıramaz derken, baya baya ders çalıştım, araştırma yaptım ve japonların çalışma felsefelerine takıldım kaldım. Yeni insanlarla tanıştım. Ufkum açıldı.. Pek çoğunuz daha önce duymuşssunuzdur, Kaizen felsefesini. Vikipedi uygulamasını şöyle açıklamış..

Kaizen’in uygulanması 2 ile 5 gün sürebilen, özel olarak oluşturulmuş fonksiyonel bir takım tarafından iyileştirmeleri belli bir sürece veya iş planına uygulamasına dayanır. İmalatta uygulandığında iyi sonuçlar verebilen Kaizen, hizmet veya teknik alanlarda da uygulanabilmektedir.[1] Kaizen, sürekli iyileştirmedir. Kaizen(Sürekli İyileştirme), sonuçlardan ziyade süreçlere yöneliktir. Çünkü, eğer sonuçlar iyileştirilmek isteniyorsa bu sonuçları ortaya çıkaran süreçler iyileştirilmelidir. Kaizen çalışan boyutunda, insanın kaynak olarak görülmesini, işletmenin dışında da bu kaynaklara yönelinmesini eğitim, yetiştirme, gelişmeye önem verip uygulamaya girişilmesini ekip oluşturmayı ve çalışanları yalnızca performansları sonucunda ortaya koydukları sonuçlar nedeniyle değil, gelişme sürecindeki katkıları nedeniyle de ödüllendiren bir sistemdir. Süreç boyutunda ise, süreçlerin korunmasını, düzeltici önlemler alınmasını ve süreçlerin iyileştirilmesini; zaman boyutunda, pazardaki değişmelere, gelişmelere hızlı cevap verebilme, hızla yenilik yapma ürün çeşitliliği vb. maliyetleri düşürerek geliştirme ve böylece faaliyetlerin daha kısa sürede yapılmasını hedeflemektedir. Teknoloji boyutunda ise, maliyetleri düşürme, teknolojileri birbirine dönüştürme, basitleştirme vb. uygulamalar ile gerçekleştirilmektedir.[2]Kaizen’in faydalarını ve gerekliliklerini öğrenmeden önce onun işyeri yönetim felsefesine uygunluğunu görmek için,firmaların ve organizasyonların benimsemeleri gereken yalın düşünce’nin önemi kavranmalıdır. Kaizen’in amaçlarından biri de işi birinci elden görenlerin herhangi bir sorunla karşılaştığında çözebilmelerini sağlayabilecek düşünce yapıları oluşturmaktır.Böylece organizasyona PUKÖ(Planla-Uygula-Kontrol et-Ölç) analizi ile çözüm yöntemleri gösterilir. İyi uygulanmış bir Kaizen tahmin bile edilemeyecek bir hızda ve büyüklükte faydalar getirebilir.

Sayfanın devamı burda.

Bir diğeri ise bu aralar her fırsatta okuduğum bi kitap. Bittiğinde onu da anlatmak isterim.

Benim olayım şu. Uzun zamandır çok takık olduğum ama kendi açımdan ne kadarını uyguluyorum tartışılacak bir konu. Tüketim odaklı olmaktan, harcamalardan uzak durmaya çalışıcam. Harcama yapıyosam da olsun da ucuz olsun, çok olsun, çin malı da olsa iş görüyo.. değil, el emeğine, özgünlüğüne dikkat edicem. Bu uzun süredir dikkat ettiğim bir konuydu, vurulma anım da yine eğitimde tanıştığım Yumidoko ( bknz: burda ) ve Lolipu (bknz: burda  ) oldu..

Daha çook duyacaksınız benim eğitim grubumu, çok güzel işler peşindeyiz.

Biraz şimdi pasta.. Hem de asker pastası.. Hayırlı tezkereler olsun :)

IMG_2932

Pasta istenirken çok içime sinmese de bittiğinde çok sevdiğim bi pasta oldu bu taçlı pasta.

IMG_1967

Vee nişan kurabiyeleri.. Bol çiçeklisinden..

DSC_4484

.. ve madem yaz bitti.. ki hiçbişi anlamadım ben bu kez yazdan. O zaman yılbaşı gelsin :)

IMG_7005

Yılbaşı için çok eğlenceli şeyler gelecek önümüzdeki postta. Şuan evde beni bekliyorlar :)

Sevgiyle :)

Berna

Kalabalığı seviyorum, dost muhabbeti, sofra kahkahalarını.. çimleri, hayvanlarla oynamayı, çocukları..

Hepsinin birlikte olduğu bi haftasonu geçirdim..

Daha ne isteyebilirim ki..

Zeynebimizin doğumgünüydü. Güzeller güzeli Zeynebimizin..

photo 5

 

Pasta ve cupcake'ler elbette teyzeden :) Bu teyze lafını çoğu zaman sevmiyorum..
photo 2 photo 4

 

 

 

 

 

 

 

Öyle güzeller ki.. Gülüşleri, gözlerindeki parıltı,  masumiyetleri, gamzeleri, çilleri..

Teyze olmak.. Kimi eline doğuyo.. Kimi sonradan katılıyo.. Biz kocaman bi aileyiz ‪#‎pastalarımlabuyuyencocuklar‬

photo 3

Güzel haftasonumun son karesi. Ne de olsa bu dostluk neredeyse 20 yıllık. Hala ergen pozu verebiliriz. photo 1Nerdeyse hiç uykulu güzel haftasonumdan sonra bugün Hayko Cepkin severim.

Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba

Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Şimdi evime gidip babamın benim için topladığı gülleri karşıma alıp gül çalışıcam :)

Babam benim için gül topluyo, kendi sulayıp büyüttüğü güllerle geliyo bana. 37 yaşındayım, bilgisayar almıştı, o zaman da mutlu olmuştum ama bu kadar mı, sanmıyorum :)

Ben gül seviyorum, sıradan, heryerde olan, rengarenk ama sevgiyle toplanan..

Çok güzel bi hafta olsun :)

Sevgiler :)