Tag Archives: Doğum günü pastası

Lapa lapa kar yağmaya başladı. Arabayı biraz uzağa park edip Carmelo's a doğru yürüdüm. Çiçek kızlar buluşma günü sonunda çok eksikle gerçekleşti..FullSizeRender

Fotoğrafın siyah beyaz olma sebebi Serap'ın saçlarını kıskanmış olmam olabilir..

Eve geçerken uzun yoldan dolanıp babamı görmek istedim. Eve giderken kar yine başlamıştı.

Eve girip ses çıkarmadan yukarı çıktım. Bazı anları beynime kazımaya çalışıyorum, çok unutkan biriyim malesef. O anlardan biri.. Babam beni gördü, gözlerindeki ifade tarif edilebilecek bişi değil.. Ait olmak güzel bi duygu.. "Benim" olabilmek..

Bu aralar ekstra duygusal olduğum doğrudur.. Daha ne kadar Merkür'e suçu atabilirim bilmiyorum ama var bişiler..

Haftasonu süperbaba pastası tam da denk geldi belki de..

"Aklımda bişiler var ama olabilir mi" diye gelen telefonlara bayılıyorum..

Süperbaba pastamız..

IMG_4177

 Bi kolunda kamyon, diğerinde doğdu doğacak bebekleri..

Az önce de dediğim gibi "benim" olmak güzel..

İyi doğdun "benim" O..

O zaman bu da babam için gelsin.. Chris Rea..

Sevgiyle..

Berna

 

 

 

 

Sağduyu deneyimle gelişiyorsa, sağduyulu ünvanını en çok kim hak ediyor aceba, kah utangaçlığından kah korkaklığından hiçbir şeye girişemeyen bilge mi, yoksa utangaçlık nedir bilmeyen ve tehlikeli denen şey üzerine hiç kafa yormadığından hiçbir şeyden korkup çekinmeyen deli mi?... Çünkü olayları yaşayarak öğrenmenin önünde iki büyük engel vardır, ilki zihne bir sis perdesi çeken utanç; ikincisi tehlikeli olduğu açıkca görülen olayların üstüne gitmekten alıkoyan korku. Delilik bizi bu engellerden muhteşem şekilde kurtarır.

- Deliliğe Övgü

Ve bugün bu yazı kendi deliliğime ithaf olsun..

Sonunda Merkür üstümden kalktı ve uzaklaştı da rahat nefes alabiliyorum. Doğum günü yazısı bile yazamadım.. gerisini siz düşünün :)

O zaman napalım.. keyifli bişiler çalsın geriden .. Burda

Ve hızlıca biraz fotoğraf ekliyim.

"Frozen" temalı pasta pek çok kez yapmış olsam da favorim bu oldu.

photo 3 photo 4photo 2 photo 1

 Favori temalarımdan biri de diş pastaları..photo 5photo 43 photo 44 photo 42 photo 41Monster High pasta ve kurabiyeleri

photo 32 photo 22

 Ve kendi doğumgünü pastam  ve doğumgünümü paylaştığım Neyneyimin pastası..

photo 31 photo 21

Yılın en sevdiğim günü için en sevdiğim çiçek.. Lale..

Ve bu da papağan lalesi..photo 11

İyi ki doğdum :)IMG_0634

Bugün upuzun çimenlerin üzerinde uzanasım var. Ağaç gölgesi falan da değil, öyle orta yerde. Gözüme güneş girmesin, uyumadan, gözlerim kapalı. Sadece müzik sesi, hiçbişi düşünmeden uçuşan kelimeler veya tam da şöyle bişi aslında..

Bugün biraz dinlenmek lazım.. Sabretmek, bişileri beklemek zorunda kalma düşüncesi beni mutsuz ediyor. Oysa ne anlatır efsane?

Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacının dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş.

Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağının tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar.Yorulanlar ve düşenler olmuş.Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş(oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış); kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış; baykuş yıkıntılarını özlemiş, balıkçıl kil bataklığını. Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Altıncı Vadi "şaşkınlık", yedinci vadi "yokoluş" vadisiymiş. Kaf Dağına vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.Simurg'un yuvasını bulunca öğrenmişler ki "Simurg Anka", "Otuz Kuş" demekmiş. Onların hepsi Simurg'mus. Her biri de "Simurg"muş..

Emek veren ve sabır gösteren herkes kendi Anka kuşuna kavuşur..

Sevgiler,

Berna

 

 

 

2 Comments

Selamlar :)

Umarım güzel bir bayram geçirmişsinizdir. Ben Ankara'daydım bu bayram da. Trafik yüzünden hiçbi yere gidesim gelmiyor bayramlarda. Belki de sakin Ankara daha cazip geliyodur, bilmiyorum :)
Bayram için yaptığım kavanozlar son güne kadar meşgul etti beni. Kendime de hazırladım, misafirliğe gittiğim 1-2 eve götürdüm, eğlenceli bi bayram hediyesi oldu bence :)
Sonra 2. gün teslim edeceğim pastanın hazırlıklarına başladım. Sakin kafa, hiiç telaş etmeden bıdık bıdık uğraştım. Keyifle.. Pastayla ilgili tema belirlerken 3-4 başlık belirledik. Sonunda Londra ve Harry Potter karışımı bi temaya karar verdik. İstanbul'la ilgili çok hoşuma giden bir tablo da göndermişlerdi ama sonraki İstanbul pastasına saklamak istedim. Sabırsızlıkla beklicem o pastayı :)
Londra hakkında yazımı okuduysanız, (okumadıysanız tam burda bi tık.. ) tatilim boyunca en keyif aldığım şeylerden biri Tower Bridge'den yürüyerek geçmek olmuştu. Pastaya da onunla başladım, sonra olmazsa olmaz askerler..

 

Sonra Victoria Station.. Londra'da pek çok kişinin ilk şehre kavuşma ve veda noktası..

Sonra Harry Potter'a geçiş. Ben filmi çok keyifle izlesem de ince detayda kardeş ipucu verdi. Victoria Station'daki Platform 9 3/4.

Geçtiğimiz haftalarda İrem Hanım'ın baby shower partisi için kurabiye ve pasta hazırlamıştım. Bu kez de İrem Hanım'ın süpriziyle çok yakında baba olacak Anıl Bey için çikolata ve vişneli bir pasta hazırladım. Üstümden henüz İngiltere'nin etkisi geçmemişken pastayı yaparken çok keyif aldım. Umarım Anıl Bey ve misafirler için de eğlenceli bir sürpriz olmuştur.
Bu kadar çok pasta yapınca tahmin edersiniz ki evde neredeyse her zaman krema, çikolata ve kek parçaları hazır oluyor. Kalan malzemeleri atmadığım için misafirim geldiğinde içine 1-2 meyve dilimleyerek 5 dakikada tek porsiyonluk pasta yapabiliyorum. Tabi tatlı krizlerimde kendime de yapabilecekken benim en sevdiğim şeyi size itiraf etmek istiyorum :) Bayramda evlerde genelde madlen çikolata olur ya, ben 2 petit beurre bisküvi arasına madlen çikolata koyup 1 bardak sütle gizli gizli yiyorum. Uykudan uyandığım bile oluyor bunun için.
Bu da bugün içimde yankılanan, bugünkü postumun şarkısı olsun.. Sabah radyoda kendim için seçtiğim ve hiç bıkmayacaklarımdan.. Norah Jones.. Come away with me..
Uzun bi araba yolculuğu lazım belki..
Sevgiler :)
Berna