Cakepop

Bazen, bazı dönemler insan değiştiğini hissediyor. Öyle bi dönem.. Durup kendimi izledim.. Belki bu buyudugunu artik hissetmekle ilgili bisi, belki yolun yarisini gecince farkedilen bi durum.

Hayir, bu bi bunalim yazisi degil. Hatta tam da tersi..

Daha çok ben olabilmek adına, uzun zamandir birakmayi planladigim ve cesaret edemedigim seyle vedalastim. Bazen cok siradan oldugu dusunulebilecek seyler insanlari etkileyebiliyor. Marina ve Ulay videosu yuklemistim, merak edenler icin burda.. Karar vermeme yardimci oldu.. Sonrasi zor oldu mu, hayir..

Bu surecte spora tekrar basladim. Zumba, spinning yapan Berna simdilerde yoga yapiyor :) denemek icin girdigim derste, hoca kafa ustu durdu, durusun adini hala bilmiyorum, biraz da hayata boyle bakin dedi.. Nasil yani diye dusundum.. Bakis acimi degistirmek.. Ters gittigini dusundugum seyler icin belki de ihtiyacim olan, farkli yonden olaya bakmak.. Simdilerde farkli bakmaya calisiyorum. Ama bi dusunceye yogunlastigimda aninda kendimi olaydan uzaklastiriyorum. Ve an'a geri donuyorum. Ders baslarken hocanin dedigi gibi, bugunu dusunmeyin, iyi de olsa kotu de olsa, gecti.. An'a odaklanin, nerdeyseniz, kimleyseniz o'nun tadini cikarin.. Merak edenler icin, evet durabiliyorum başaşaği..

Şimdi sondan başlayarak biraz pasta paylaşıyım :)

Bol çiçekli bir haftaydı benim için.. Tahmin edeceğiniz gibi mutlu Berna :)

İstanbul'dan beni bulan Tuğba Hanım'ın nişan pastası..

IMG_2918 IMG_2920

Ve Didem'in nişan pastası :) Neredeyse Amerika'dan sonra ilk icing çalışmam oldu. O yüzden Didem böyle bir model istediğinde çok mutlu oldum :)

IMG_2902

Ve aslında başlı başına bir post olacak Mila'nın baby showerına hazırladıklarım var. Bu arada ben çok modern isimleri sevmesem de ilk duyduğum andan itibaren Mila çok hoşuma giden bi isim oldu.

Baby shower için pastayla birlikte aynı temada cupcake, kurabiye, cacepopları yapmış olmama rağmen fotoğraflarda sadece pasta var :( Diğerleri fotoğraflarda kıyı ve köşelerde..

IMG_2624 IMG_2571 IMG_2625 IMG_2660

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

FullSizeRender

Vee pastadan sonra uykusuz ama bi o kadar da mutlu Berna :)

Bu arada üstteki fotoğraf yeni nesil poloroid makinadan çekilmiş bir fotoğraf. Işık ayarı vs ancak fotoğrafı yaklaşık yarım saat salladıktan sonra test etmiş oluyorsunuz. Ama yıllar sonra bir fotoğrafa dokunmak çok hoşuma gitti. Kodak'a ait makinanın fiyatı yanlış hatırlamıyorsam 130TL civarı imiş. 20'lik filmleri de 60TL imiş.. Yeni hedefim kendisi olurlar :)

O kadar çok eklemek istediğim fotoğraf var ki, hem atlamak istemiyorum hem de neyi ekledim, en son nerde kalmıştım tamamen karıştırdım. Baby shower devam edelim. Bence yine orjinal bi fikir. Bu arada belirtmeliyim ki, bu pastanın yaratıcı fikri benden değil anneden geldi. Fotoğrafı bana gönderdiğinde, ben bunu kullanmak istiyorum diye, başta çok emin olamadım. Ve maalesef ben inanmadığını yapamayacak biriyim. Zorla yapmaya çalışsam da sonuç beni mutlu etmiyor ve süreçte mutlaka aksilikler yaşıyorum.

Ama sonra fotoğrafı pastada kullanma fikri, hayalimde pastanın diğer taraflarını kurunca hoşuma gitti.. ve sonuç :) Umarım siz de seversiniz..

IMG_2668IMG_2666

Bu aralar pek çok arkadaşım hamile. Burcu en en sevdiklerimden. O, baby shower'a karşı olanlardan. Ama Berna'nın pastasına asla hayır demeyeceğini bilerek kızlarla toplanıp kendisine ufak bir party hazırladık. Tabi ki konunun fikir annesi Neslihan..

IMG_2807

Bebek ayakkabısı yapmayı hep çok sevdim.. O yüzden bu pasta en sevdiklerimden biri oldu.

Bazen beni aradıklarında pastayı tarif ederken işin ne kadar kolay olduğuna beni (!) ikna etmek için pastanın çok sade olmasını istediklerini anlatıyorlar. Pastalarımı biraz biliyorsanız sade olmaması için bana ekstra çook baskı yapılmalı. Kesinlikle sade, uçuş uçuş renkli pastalar seviyorum. Aslında bu pastanızın mükemmel hazırlanması anlamına geliyor. Çünkü pastanın kusurlarını kapatacak bir karmaşa pastada olmayacak. Ekstra özen, ekstra titizlik ve ufak bir terslikte o işin baştan yapılması anlamına geliyor. İlk düğün pastamı Burcu için yapmıştım. Ne cesaret bendeki, 300 kişilik, 4 katlı, beyaz şeker hamuru pastanın üzerinde sadece ince siyah  icing desenlerinin olduğu kocaman bi pasta. O zaman fark etmiştim ilk pasta için ne yanlış bir seçim olduğunu. Ama biliyorum ki farklı bişi yapamazdım.

İç ses: Zaman ne çabuk geçiyor :(

Bu dönem süresince pasta dışında şeyler de yaptım. Chef Akademi'de yemek workshoplarına katıldım. Bu arada yakinen tanıma fırsatım oldu Chef Ali'yi, son derece titizlik ve özveri ile kurduğu Chef Akademi bu işi mesleğe döndürmek isteyin veya istemeyin ( workshoplar ile ) doğru bi adres. Ceviz Yemekleri workshopunda çok cici insanlarla tanıştım. Ankara Etkinlik'ten Ayşegül blog konusunda favorim. Ankara'da hiçbişi yok zannederdim. Sayesinde ne çok etkinlik olduğunu görüyorum. (bknz: burda )  Funda'yla da orda tanıştık. (turuncubikız bknz bloğu burda.) Funda için yaptığım pasta az sonra :) California cevizi ile muhteşem ceviz yemekleri yaptık. Önce fotoğraf, sonra ufak bi cevizli tatlı tarifi..

FullSizeRender1Malzemeler:

  • 100 gr ceviz
  • 30 gr nişasta
  • 200ml süt
  • 1 çay kaşığı vanilya özütü
  • 40 gr şeker
  • portakal kabuğu rendesi
  • 2 adet elma
  • 25 gr tereyağ
  • 2 yemek kaşığı krema

Hazırlanışı:

Önce elmaları ince ince ay şeklinde kesiyoruz. ( 2'ye kestikten sonra dilimleyin) Tavada tereyağı eridikten sonra elmaları karamelize olana kadar pişirin.

Diğer kaba sütü ekleyin, sonra nişastayı ekleyip topaklanmaması için karıştırın. Sonra şekeri ekleyip karıştırmaya devam edin. Vanilya özütünü ekleyin. Herşey tam olarak karışıp koyu kıvama geldiğinde 1 kaşık krema ekleyin ve 10 sn kadar sonra karışımın altını kapatın. Karışımı ocaktan alın ve iri parçalara ayırdığınız cevizleri ekleyip karıştırın.

Geldik en keyifli kısma :)

Elinizde yuvarlak kurabiye kalıbı vars( yaklaşık 10cm çaplı), önce en alta karışımın yarısını koyup iyice bastırın. Üzerine karamelize olmuş elmaları ekleyin, tekrar bastırın. Kalan karışıma 1 kaşık kremayı ekleyip karıştırın ve 3. kat olarak ekleyip bastırın. Dolapta 1 saat soğumasını bekleyin. Biz süslemek için frambuaz sosu döktük.. Gerisi size kalmış.

Afiyet olsun :)

Biz o gün cevizle salata ve et sarma yaptık. Hepsi muhteşemdi. Ceviz herşeye yakışabilen, çiğ de pişmiş de yenilebilen son derece besleyici bir besin.

Ve son olarak Turuncu bi kız'ın minik Barış'ı için hazırladığım pasta..

IMG_2826

Barış içinde hepbirlikte yaşamak.. en çok ihtiyacımız olan.

Sevgiyle..

Berna :)

 

 

 

 

 

Sağduyu deneyimle gelişiyorsa, sağduyulu ünvanını en çok kim hak ediyor aceba, kah utangaçlığından kah korkaklığından hiçbir şeye girişemeyen bilge mi, yoksa utangaçlık nedir bilmeyen ve tehlikeli denen şey üzerine hiç kafa yormadığından hiçbir şeyden korkup çekinmeyen deli mi?... Çünkü olayları yaşayarak öğrenmenin önünde iki büyük engel vardır, ilki zihne bir sis perdesi çeken utanç; ikincisi tehlikeli olduğu açıkca görülen olayların üstüne gitmekten alıkoyan korku. Delilik bizi bu engellerden muhteşem şekilde kurtarır.

- Deliliğe Övgü

Ve bugün bu yazı kendi deliliğime ithaf olsun..

Sonunda Merkür üstümden kalktı ve uzaklaştı da rahat nefes alabiliyorum. Doğum günü yazısı bile yazamadım.. gerisini siz düşünün :)

O zaman napalım.. keyifli bişiler çalsın geriden .. Burda

Ve hızlıca biraz fotoğraf ekliyim.

"Frozen" temalı pasta pek çok kez yapmış olsam da favorim bu oldu.

photo 3 photo 4photo 2 photo 1

 Favori temalarımdan biri de diş pastaları..photo 5photo 43 photo 44 photo 42 photo 41Monster High pasta ve kurabiyeleri

photo 32 photo 22

 Ve kendi doğumgünü pastam  ve doğumgünümü paylaştığım Neyneyimin pastası..

photo 31 photo 21

Yılın en sevdiğim günü için en sevdiğim çiçek.. Lale..

Ve bu da papağan lalesi..photo 11

İyi ki doğdum :)IMG_0634

Bugün upuzun çimenlerin üzerinde uzanasım var. Ağaç gölgesi falan da değil, öyle orta yerde. Gözüme güneş girmesin, uyumadan, gözlerim kapalı. Sadece müzik sesi, hiçbişi düşünmeden uçuşan kelimeler veya tam da şöyle bişi aslında..

Bugün biraz dinlenmek lazım.. Sabretmek, bişileri beklemek zorunda kalma düşüncesi beni mutsuz ediyor. Oysa ne anlatır efsane?

Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacının dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş.

Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağının tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar.Yorulanlar ve düşenler olmuş.Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş(oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış); kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış; baykuş yıkıntılarını özlemiş, balıkçıl kil bataklığını. Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Altıncı Vadi "şaşkınlık", yedinci vadi "yokoluş" vadisiymiş. Kaf Dağına vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.Simurg'un yuvasını bulunca öğrenmişler ki "Simurg Anka", "Otuz Kuş" demekmiş. Onların hepsi Simurg'mus. Her biri de "Simurg"muş..

Emek veren ve sabır gösteren herkes kendi Anka kuşuna kavuşur..

Sevgiler,

Berna